Depresyon, Depresyon Belirtileri ve Depresyon Tedavisi
Ocak 27, 2010 azrasarachan
Hemen her insan, yaşamı içerisinde kısa süreli dönemler boyunca moralinin bozuk olduğunu hisseder. Bir hastalık olan depresyonda ise hasta devamlı olarak üzüntülü, kötümser, endişeli ve ümitsizdir. Depresyon kişiyi fiziksel olarak etkilediği gibi davranış bozukluklarına da neden olur. Ağır depresyon geçiren kişiler açısından mutlaka gerekli olaran tıbbi müdahalenin yanı sıra uygulanabilecek doğal tedavi yöntemleri de, hafif depresyon geçiren kişilere fayda sağlayabilir.

Depresyon Belirtileri
İnsanın arada sırada moralinin bozulması hayatın normal akışından kaynaklanır. Stresli olaylar, çözümlenemeyen sorunlar veya geçimsizlikler bunu tetikler. Daha derin olan “durumsal” depresyon ise boşanma, kayıp veya iflas gibi haller sonucu ortaya çıkar. Böyle bir durum yaşayan kişilerin bazılarında beyindeki nörotransmitterler dengesini yitirir. Bu nörotransmitterlerin dengesini yitirmesi, ortada sıkıntı veren bir durum olmasa bile depresyona yol açabilir. Böyle durumlarda ruhsal ve fiziksel sorunlara yönelik profesyonel tedavi yöntemlerine başvurmak en iyi çaredir.
Depresyon, kadınlarda erkeklere göre daha çok görülür. Bu durum kısmen, kadınların profesyonel yardım alma eğiliminin daha fazla olmasından ve kısmen de hormon değişikliklerinin depresyona neden olmasındandır.

Depresyonun Nedenleri

Depresyon
Depresyonun pek çok nedeni olabilir:
-Değişken veya sıkıntılı ruh hallerine ilişkin genetik ve/veya biyokimyasal bir eğilim.
-Adet dönemi öncesi, hormon seviyelerindeki değişiklikler sonucu oluşan depresyon.
-Hormon seviyelerindeki değişiklik veya destek veren bir eş veya yakın olmadığı için yalnızlık duygusuna kapılmaktan, işe gidememenin veya para kazanamamanın yarattığı sıkıntılardan ötürü yaşanan doğum sonrası depresyon.
-Çocuklukta yaşanan ebeveyn kaybı gibi bir deneyim sonucu ileri yaşlarda yaşanan depresyon.
-Bir besin hassasiyeti. Genellikle başka belirtiler de görülür.
-Mevsimsel duygulanım bozukluğuna (SAD) neden olan, kış aylarında parlak gün ışığı eksikliğine karşı duyulan hassasiyet. Bunu yaşayan kişiler şekerli ve nişastalı yiyeceklere karşı aşırı istek duyar, kilo alır ve kendilerini yorgun hissederler.
| Ağır Bir Depresyon mu Geçiriyorsunuz? | ||
| Aşağıda verilenler ciddi bir hastalığın belirtileridir ve tıbbi tedavi gerektirir: | ||
| İş görememe veya günlük işlevleri yerine getirememe | Anksiyete, aşırı huzursuzluk veya rahatsızlık | Nasıl göründüğünü önemsememe |
| Eskiden keyif veren faaliyetlerden zevk almama | Aşırı yemek veya fazla alkol ya da ilaç almak | Unutkanlık ve konsantrasyon zayıflığı |
| Yakınlarıyla ilişki kurma zorluğu | Devamlı yorgunluk | Genel suçluluk hissi |
| Cinsel isteksizlik | Üşüme | Değersizlik hissi |
| Uykusuzluk ve erken uyanma | İştahsızlık | Kararsızlık |
Depresyondan Korunma
Stresli durumlar depresyon eğilimini artırdığı için, stres yönetimi tekniklerini kullanarak bu durumların etkisini azaltmaya çalışın. Bu yöntemler arasında şunlar sayılabilir:
-Yardım veya destek almak veya kabul etmek.
-Beyin fonksiyonlarını güçlendiren, besin değeri yüksek yiyecekler içeren sağlıklı bir beslenme rejimi uygulamak.
-Alkol tüketiminizi sınırlamak ve kafein tüketiminizi de günde bir veya iki bardağa indirmek. Bu maddelerin fazla tüketilmesi ruh halini zamanla ters yönde etkiler.
-Kendinize iyi davranmak, yaşamdan zevk almaya çalışmak ve standartlarınızı çok yüksek tutmamak.
-Geceleri uykunuzu almak (çoğu insan için en az altı saat).
-Yoga, meditasyon veya diğer bir gevşeme egzersizini düzenli olarak yapmak.


Depresyonun Tedavisi
Şükretmeniz gereken şeyleri düşünmenizi veya sıkıntılarınızdan kurtulmaya çalışmanızı söylemek pek fayda sağlamaz. Ancak, moral bozukluğunuzu hafifletmek veya daha ağır bir depresyon geçiriyorsanız aldığınız profesyonel yardımı tamamlamak için yapabileceğiniz birçok şey vardır.
Egzersiz
Egzersiz dikkatinizi bedeniniz üzerinde yoğunlaştırarak zor duygu ve düşüncelerden sıyrılmanızı sağlar. Vücudunuzu yeterince zorlarsanız, endorfin sargılar ve bunlar da beyni etkileyerek moralinizi yükseltir.
Halihazırda egzersiz yapmıyorsanız, haftada en az üç kez yarım saatlik sıkı bir yürüyüşle başlayabilirsiniz. Egzersiz yapmaya alıştıktan sonra aerobik, dans gibi daha zorlayıcı aktivitelere geçebilirsiniz. Tenis veya takım sporları gibi diğer insanlarla birlikte yaptığınız sporlar, yüzme gibi tek başınıza yaptığınız ve zihninizi olumsuz düşüncelere açan egzersizlere tercih edilebilir. Yaptığınız egzersizleri çeşitlendirin ve keyif almadığınız bir egzersizi asla yapmayın. Ayrıca, egzersiz yaparken aşırıya kaçmamaya veya bir egzersizi yoruluncaya dek değil, kendinizi daha enerjik hissedinceye dek yapmaya özen gösterin.

Beslenme
-Günde üç büyük öğün yerine çok sayıda küçük öğünü tercih edebilirsiniz.
-Tatlı veya peynir gibi tek tür yiyeceklere karşı aşırı bir isteğiniz varsa, az, sık ve dengeli beslenerek buna karşı koymaya çalışın. Belirli bir besin maddesine duyulan aşırı istek nörotransmitter serotonin seviyesindeki düşüklükten kaynaklanabilir. Serotonin seviyesini yükseltmek için amino asit triptofan bakımından zengin olan yiyecekleri tüketin.
-Arada sırada yiyeceğiniz çikolatalı dondurma, patates kızartması veya milk shake gibi yiyecekler moralinizi geçici olarak yükseltebilir. Gerçekten, çikolatanın içinde bulunan bir maddenin moral üzerinde olumlu etkisi olduğu düşünülmektedir. Ancak, böyle şekerli veya yağlı yiyecekleri çok sık yemeyin ve bunlara karşı bir hassasiyetiniz varsa hiç yememeye çalışın.
-”Üzüntülerinizi unutmak için” alkol almayın. Alkol kısa süreli bir rahatlama sağlayabilir; ancak merkezi sinir sistemini zayıflattığı için depresyonu ağırlaştırır ve sorunlarla mücadele etmeyi zorlaştırır.
-Kafein tüketiminizi kısıtlayın. Aşırı kafein depresyonu ağırlaştırır.
-Bir besin alerjisinin depresyona neden olduğundan şüpheleniyorsanız, bunun ne olduğunu bulmaya çalışın ve yemeyin.
Stresin Azaltılması
Stresi en aza indiren stratejileri uygulayın. Örnegin:
-Kendinizi iyi hissetmediğinizde yapabileceğiniz şeylerin sınırlı olduğunu kabul edin. Bunu etrafınızdakilerin de anlamasını sağlayın.
-Mümkünse, zorlandığınızı hissettiğiniz görevleri başkasına devredin. İhtiyacınızı anlattığınızda insanlar genellikle size yardımcı olur.
-Göz korkutan büyük işleri, küçük bölümlere ayırarak bir liste yapmak ve bir işi tamamladıktan sonra onu listeden silmek faydalı olabilir.
-Sorunlarınız üzerine düşünmek için kendinize zaman ayırın ve yoga, meditasyon veya dua gibi size yardımcı olabilecek faaliyetlerde bulun.
Bitkisel İlaçlar
Sarı kantaron hafif ve orta derecede depresyona en iyi gelen bitkisel ilaçtır. Üretici firmanın talimatına göre kullanın.
Peki ya, yeşil sebzelerin depresyona iyi geldiğini biliyor muydunuz? İşte İbrahim Adnan Saraçoğlu’ndan depresyona özel kürler…
Ispanak deyince akla hemen demirin geldiğini belirten Prof. Dr. Saraçoğlu, aslında bunun büyük bir yanılgı olduğunu söylüyor. Saraçoğlu, bu konuda şu gerçeğe dikkat çekti. “Ispanağı, demir deposu olarak bilenlerin bu bilgilerini kesin olarak değiştirmeleri gerekir.”
Saraçoğlu, şunları söyledi: Ispanak sanıldığı kadar demir bakımından zengin olmadığı gibi, demirin bağırsaklarda emilmesine de engel olmaktadır. Birçok sebze ve salata türü bitkide (brokoli, patates, patlıcan, beyaz lahana, kereviz, maydanoz gibi) antidepresan özellik taşıyan biyoaktif maddeler vardır. Bu bitkilerin karışımları önemlidir. Bunların tek başlarına etkileri yeterli olamamaktadır. Ancak, bu karışımda ıspanak ana bitkiyi teşkil etmektedir. Ispanakta, antidepresan özelliği olan çok önemli etkin maddeler olmasına rağmen, ne yazık ki vücudumuz tarafından alınımları yeterli düzeyde olmamaktadır. Ispanağın içerdiği antidepresan maddelerin vücudumuz tarafından emilebilmeleri mutlaka ikinci bir sebzenin karıştırılmasıyla mümkündür. Bunlardan en önemlileri maydanoz ve tere otudur. Tere otuna kısaca dere denilmektedir. Ispanak-maydanoz ve ıspanak-tere otu ikili karışım kürleri depresyon hastaları için bulunmaz bir nimettir. Bu ikili kürlerin en önemli özelliği antidepresan ilaçların gösterdiği yan tesirlerin hiç birini göstermemeleridir.
Tabiatta sadece birkaç bitkide bir arada bulunan spinacetin ve calsequestrin maddeleri ıspanağa antidepresan olarak en önemli ayrıcalığı kazandırmaktadır. Güneşin az olduğu mevsimlerde yetiştirilen ıspanak yüksek oranda nitrat içerir. Ispanağın içerdiği nitratı yaklaşık yüzde 70 oranında azaltmak isterseniz bir-iki dakika kaynar suyun içinde haşlayıp daha sonra soğuk suyun altında kısa bir müddet şoklayınız. Böylece ıspanağın içerdiği yüksek orandaki nitratı uzaklaştırmış olursunuz. Unutmayınız ki, haşlama esnasında bazı faydalı maddeler de nitrat ile birlikte haşlama suyuna geçmektedir.
|
YEŞİL KÜR Depresyon ve anksiyeteye karşı kullanacağınız tere otu ve maydanozun sararmamış olmasına dikkat ediniz. Sararmış olanları kullanmayınız. Kullanılacak olan bitkiler maydanoz, ıspanak ve tere otudur. |
Aromaterapi
-Her gün içine birkaç damla lavanta, papatya, bergamut, gül veya adaçayı yağı damlattığınız ılık suda banyo yapın. Hamileliğin ilk 20 haftasında adaçayı kullanmayın.
-Bir arkadaşınızdan size masaj yapmasını isteyin. Bunun için bir çorba kaşığı tatlı badem veya üzüm çekirdeği yağına ikişer damla lavanta veya ıtır çiçeği yağı ile bir damla rumi papatya yağı karıştırın.
Çiçek Özleri
-Karaçalı: Size hiç bir seyin yardımcı olamayacağına inandığınız aşırı karamsarlığa karşı.
-Şimal Çamı: Başarısızlık ve değersizlik duygusuna karşı.
-Hardal: Görünürde bir nedeni bulunmayan depresyon halinde.
Diğer Tedavi Yöntemleri
Depresyonunuzun nedenini anlamak ve üstesinden gelme yolları bulmak için bir danışmana veya psikoterapiste başvurabilirsiniz. Gülme terapisi de bazı kişilerde etki sağlayabilir.
Parlak ışık, sinirler üzerinde yatıştırıcı etkisi olan beyin kimyasalı melatoninin seviyesini düşürdüğü ve morali yükselten serotoninin üretimini artırdığı için ışık terapisi kış depresyonuna veya mevsimsel duygulanım bozukluğuna iyi gelebilir. Aşağıdaki yöntemler sayesinde daha fazla ışık görebilirsiniz:
-Öğlen yarım saat kadar açık havaya çıkın.
-Doktorunuz onaylarsa, her gün yarım ila iki saat kadar kuvvetli bir ışık kaynağının önünde oturun. Migren veya epilepsiye neden olabileceği için bu ışığın titrememesine özen gösterin.
-En çok oturduğunuz odayı parlak, tam spektrum bir floresan ile aydınlatın.
-Uyku sürenizi akşam karanlığından sonraki bir zamanla şafak arasına ayarlayarak güneş ışığından mümkün olduğunca yararlanmaya çalışın. Ya da odanıza şafakla birlikte yanan ve siz kalkıncaya kadar ışığı giderek artan bir lamba koyun.
Kategorisi: SAĞLIK